Başakşehir psikolog görüşmelerine başvuran kişilerin büyük çoğunluğu, İstanbul’da çalışma hayatının yalnızca ofiste geçirilen saatlerden ibaret olmadığını anlatır. Sabah işe gitmek için yola çıkmak, trafikte geçirilen zaman, yoğun toplantılar, sürekli gelen mesajlar, yetiştirilmesi gereken işler ve eve dönüldüğünde devam eden sorumluluklar günün tamamını iş ile bağlantılı hale getirebilir.
Özellikle Başakşehir ve çevresinde yaşayan, İstanbul’un farklı bölgelerindeki iş merkezlerine ulaşım sağlayan çalışanlar için işe gidiş ve dönüş süresi de günlük yaşamın önemli bir parçasıdır.
Sabah evden çıkarken başlayan stres, iş yerinde devam eder ve eve dönüldüğünde zihinsel olarak sona ermeyebilir.
Kişi bilgisayarını kapatmış olsa bile ertesi gün yapılacak toplantıyı, tamamlanmamış projeyi veya yöneticisinin söylediği bir cümleyi düşünmeye devam edebilir.
Bir süre sonra insan kendisine şu soruyu sormaya başlayabilir: “Ben ne zaman gerçekten dinleniyorum?”
Tükenmişlik Yalnızca Yorgunluk Değildir
Yoğun bir günün sonunda yorgun hissetmek normaldir. Ancak tükenmişlik bundan daha kapsamlıdır.
Kişi işe karşı ilgisini kaybedebilir, sürekli bitkin hissedebilir, daha önce önem verdiği şeylere karşı duyarsızlaşabilir veya yaptığı işlerde yeterince başarılı olmadığı düşüncesine kapılabilir.
Özellikle uzun süre boyunca yoğun çalışma temposu altında yaşayan kişilerde hafta sonları bile dinlenememe hissi ortaya çıkabilir.
Cumartesi günü dinlenmek yerine pazartesi günü yapılacak işleri düşünmek, pazar akşamı yaklaşırken huzursuzlanmak ve işe gitme düşüncesiyle yoğun bir isteksizlik yaşamak bu döngünün parçaları olabilir.

İşten Fiziksel Olarak Ayrılmak, Zihinsel Olarak Ayrılmak Anlamına Gelmeyebilir
İş ve özel hayat arasındaki sınırlar ortadan kalktığında kişi evinde olduğu halde zihinsel olarak iş yerinde olabilir.
Telefon bildirimleri, e-postalar ve mesajlar bu durumu daha da güçlendirebilir.
Bu nedenle iş ile özel yaşam arasında mümkün olduğunca belirgin geçişler oluşturmak önemlidir. Örneğin iş bittikten sonra:
- İş bildirimlerini kapatmak,
- Eve geldiğinde kıyafet değiştirmek,
- Kısa bir yürüyüş yapmak,
- Bir süre telefon kullanmamak,
- Akşam saatlerinde işle ilgili konuşmaları sınırlandırmak
kişinin çalışma modundan çıkmasına yardımcı olabilir.
Başakşehir’de Yaşayan Beyaz Yakalılar İçin Ulaşım Stresini de Hesaba Katmak
Bir çalışanın iş günü yalnızca mesai saatleriyle değerlendirilmemelidir. Örneğin sabah 07.00’de evden çıkan ve akşam 20.00’de eve ulaşan bir kişinin günlük yaşamında işe ayrılan zaman, resmi çalışma saatlerinden çok daha fazladır.
Bu nedenle iş-özel hayat dengesi değerlendirilirken çalışma süresi, ulaşım süresi, ev sorumlulukları ve zihinsel iş yükü birlikte düşünülmelidir.
Her Şeyi Aynı Anda Yapmak Zorunda Değilsiniz
Tükenmişliğe eşlik edebilen düşüncelerden biri “Her şeyi yetiştirmeliyim” düşüncesidir. Oysa insanın enerjisi sınırsız değildir. Bazı günler daha üretken, bazı günler daha yavaş geçebilir.
Kişinin kendisine sürekli daha fazlasını yapması gerektiğini söylemesi, dinlenme ihtiyacını görmezden gelmesine neden olabilir. Burada mükemmeliyetçilik de önemli bir rol oynayabilir.
Başakşehir’de Psikolog Desteği Ne Zaman Düşünülmeli?
İş kaynaklı stres uzun süredir devam ediyor ve uyku, ilişkiler, motivasyon veya günlük işlevsellik üzerinde belirgin etkiler yaratıyorsa profesyonel destek düşünülebilir.
Başakşehir psikolog arayışında yalnızca konum değil, uzmanın çalışma alanlarının kişinin ihtiyacıyla uyumlu olup olmadığı da değerlendirilmelidir. Bir uzman psikolog ile görüşmek, kişinin yaşadığı stresin kaynaklarını daha ayrıntılı biçimde değerlendirmesine ve kendi yaşamındaki döngüleri fark etmesine yardımcı olabilir.
İlgili yazılar: Pazar Akşamı Sendromu | Kronik Stres Bedeninizi Nasıl Etkiler? | Mükemmeliyetçilik Tuzağı
