• Anasayfa
  • Hakkımda
  • Terapi ve Danışmanlık Alanları
  • Sosyal İlham
  • Blog
  • Danışan Bilgilendirme Metni
    • Bahçeşehir Kaygı ve Stres Yönetimi
    • Bahçeşehir Psikolog
    • Bahçeşehir Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT)
    • Bahçeşehir Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT)
    • Bahçeşehir Travma Terapisi
    • Bahçeşehir Ergen ve Yetişkin Psikolojisi
  • İletişim

uzmanpsikologzehrabekmezci

💬 Yetişkin bireylerin, ergenlerin ve ailelerin kendilerini daha iyi anlamalarına destek oluyor; bu yolculukta onlara rehberlik ediyorum.
05317746912

💌Belki de duygularımızı değil, hayatı fazla hızlı 💌Belki de duygularımızı değil, hayatı fazla hızlı yaşıyoruz.

Bir mutluluk geliyor, hemen yenisini arıyoruz.
Bir başarı kazanıyoruz, tadını çıkarmadan sıradaki hedefe geçiyoruz.

Oysa bazı duygular tüketilmek için değil, yaşanmak için vardır.

Bir anın içinde biraz daha kalmayı, sahip olduklarımızı fark etmeyi ve “daha fazlası” yerine “şu an”ı hissetmeyi öğrenebiliriz.

Çünkü hayat, daha çok şey yaşamakla değil;
yaşadıklarımızı gerçekten hissedebilmekle güzelleşiyor.💫💫💫
💌Çocukları sadece oyalamaz, güçlendirir. Çocuklar 💌Çocukları sadece oyalamaz, güçlendirir.

Çocukları spor ve sanata yönlendirmek yalnızca boş zamanlarını değerlendirmelerini sağlamaz. 🧠

Onlara duygularını ifade etmeyi, sabretmeyi, başarısızlıkla baş etmeyi, disiplin geliştirmeyi ve kendilerini keşfetmeyi öğretir.

Spor; enerjisini sağlıklı bir şekilde kullanmasına, bedenini tanımasına ve takım olmayı öğrenmesine katkı sağlar.
Sanat ise iç dünyasını ifade edebilmesine, yaratıcılığını geliştirmesine ve kendine özgü bir alan oluşturmasına yardımcı olur.

Ve belki de en önemlisi; çocukların ekran, yalnızlık, amaçsızlık ve sağlıksız çevrelerin etkisine karşı güçlü birer alternatif alan geliştirmelerini sağlar.

Çocuğunuzun hayatına sadece başarı değil, aidiyet, üretkenlik ve kendini ifade edebileceği alanlar da ekleyin. 🌿
Bazen nedenini bilmeden bazı renklere, bazı manzar Bazen nedenini bilmeden bazı renklere, bazı manzaralara iyi geliriz.
Çünkü zihnimiz kadar bedenimiz de sakinliği tanır.

Mavi bize durmayı, yeşil ise yeniden nefes almayı hatırlatır.
Doğanın içinde olduğumuzda fark etmeden biraz yavaşlar, biraz gevşeriz.

Belki de iyileşmek her zaman büyük adımlar atmak değildir.
Bazen ruhumuza iyi gelen şey, sadece biraz durup kendimizi yeniden hissetmektir. 🌿💙
💌Bazen çocuğumuzu inciten şey bağırmak değil, “nor 💌Bazen çocuğumuzu inciten şey bağırmak değil, “normal” sandığımız cümlelerdir.

“Abartıyorsun.”
“Bunda ağlanacak ne var?”
“Kardeşin bile yapıyor.”
“Sen zaten böylesin.”
“Beni üzüyorsun.”

Belki o an sadece susturmak, sakinleştirmek ya da doğru davranışı göstermek istiyoruz.

Ama çocuk bu cümlelerin altında bazen şunları öğrenebiliyor:

“Duygularım fazla.”
“Ben yeterli değilim.”
“Başkaları benden daha iyi.”
“Olduğum halimle kabul edilmiyorum.”
“Annemin/babamın duygularından ben sorumluyum.”

Çocuk yetiştirmek, her cümleyi kusursuz seçmek değildir.
Onun dünyasında bıraktığımız izi fark edebilmektir.

Çünkü çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey, her zaman doğruyu duymak değil;
duygularıyla birlikte görüldüklerini hissetmektir.💫💫💫
💌İnsanları sadece davranışlarıyla tanımladığımızda 💌İnsanları sadece davranışlarıyla tanımladığımızda, çoğu zaman onların yaşadıkları hikâyeyi kaçırırız.

Çünkü öfkenin altında kırgınlık, kontrolün altında korku, sessizliğin altında ise anlaşılmayı bekleyen bir kalp olabilir.

Belki de en büyük değişim, “Bu insan neden böyle?” diye sormayı bırakıp, “Bu insan neler yaşamış olabilir?” diye sormaya başladığımız anda başlar.

Bazen bir davranışı değiştiren şey, eleştirilmek değil; ilk kez gerçekten görülmektir. 💫💫💫
🎞️Odyssey filmini izleme fırsatım oldu ve filmi iz 🎞️Odyssey filmini izleme fırsatım oldu ve filmi izlerken aklımdan tek bir düşünce geçti: Bazı filmler sadece izlenmez, insanın içine işler.

Perdede gördüğümüz şey bir kahramanın eve dönüş yolculuğu gibi görünse de, aslında hepimizin hayatında çıktığı o görünmez yolculuğu anlatıyordu. Korkularla yüzleşmeyi, kayıpların ardından yeniden ayağa kalkmayı, belirsizliğe rağmen yürümeyi ve tüm bu yaşananların içinde kendini kaybetmeden yoluna devam edebilmeyi…

Odyssey bize şunu hatırlatıyor: Hayatın en büyük savaşı çoğu zaman dışarıdaki canavarlarla değil, içeride taşıdığımız korkularla veriliyor. Ve gerçek eve dönüş, bir adrese değil; kendimize ulaşabildiğimiz ana gerçekleşiyor.

Belki de bu yüzden bazı yolculukların varış noktası bir şehir değildir; daha cesur, daha olgun ve kendini daha iyi tanıyan bir “sen”dir.💫💫💫
💌“Ben neden böyleyim?” diye kendini yargılamadan ö 💌“Ben neden böyleyim?” diye kendini yargılamadan önce, kendine şu soruyu sormayı dene:

“Böyle olmayı nerede öğrendim?”

Çünkü bugün seni zorlayan birçok davranış, bir zamanlar seni korumaya çalışan zihninin geliştirdiği uyum biçimleridir.

Terapi, kendini suçlamayı bırakıp kendini anlamaya başladığın yerdir. Ve çoğu zaman iyileşme de tam burada başlar.💫💫💫
💌Arkamda uçsuz bucaksız zeytin ağaçları, yüzümde g 💌Arkamda uçsuz bucaksız zeytin ağaçları, yüzümde güneşin sıcaklığı…

Doğa bize sürekli aynı şeyi fısıldıyor: Güç, gürültüde değil; kök salabilmektedir.

Zeytin ağacı acele etmez. Mevsimleri zorlamaz. Fırtınaya direnir, kuraklığa dayanır ve yine de meyve vermekten vazgeçmez. İnsan zihni de böyledir. İyileşme, bir gecede olan bir değişim değil; güvenli deneyimlerin, küçük adımların ve sabrın birikimidir.

Belki bugün hayatın senden istediği şey daha hızlı olmak değil; köklerine dönmek, kendine şefkat göstermek ve büyümek için zamana izin vermektir.

Çünkü bazen en büyük değişim, hiçbir yere yetişmeye çalışmadığında başlar.💫💫💫
💌“Neden hep aynı insanlara çekiliyorum?” Çünkü ba 💌“Neden hep aynı insanlara çekiliyorum?”

Çünkü bazen bize tanıdık gelen şey, sağlıklı olan değil; çocukluğumuzdan beri bildiğimiz duygudur.

Sevgi için çabalamayı öğrendiysen, ilgi göstermeyen insanlar sana daha çekici gelebilir. Sürekli kendini kanıtlamak zorunda kaldıysan, seni zorlayan ilişkileri “aşk” sanabilirsin.

Toksik ilişkilere çekilmek bir karakter sorunu değildir. Çoğu zaman geçmişte öğrenilmiş ilişki kalıplarının bugüne taşınmasıdır.

İyileşme ise şu soruyla başlar:

“Bana tanıdık geldiği için mi seçiyorum, yoksa gerçekten bana iyi geldiği için mi?”💫💫💫
💌Kendinize neden ödül-ceza sistemi uygulama ihtiya 💌Kendinize neden ödül-ceza sistemi uygulama ihtiyacı hissediyorsunuz?

Bazen bunun altında sadece “disiplinsizlik” değil, çok daha derin psikolojik nedenler vardır.

• Koşullu sevgiyle büyümüş olabilirsiniz. Başarılı olduğunuzda takdir gördüyseniz, zamanla kendinizi de ancak başarılı olduğunuzda ödüllendirmeniz gerektiğine inanabilirsiniz.

• Mükemmeliyetçilik baskısı taşıyor olabilirsiniz. “Ya kusursuz yaparım ya da hiç yapmam.” düşüncesi, cezayı motivasyon aracı gibi gösterebilir.

• İç eleştirmeniniz çok güçlü olabilir. Hata yaptığınızda kendinize anlayış göstermek yerine, cezalandırmanın sizi düzelteceğine inanabilirsiniz.

• Kontrolü kaybetmekten korkuyor olabilirsiniz. Kendinizi sıkı kurallarla yönetmezseniz her şeyin dağılacağını düşünüyor olabilirsiniz.

• Çocukluk deneyimleriniz bunu öğretmiş olabilir. Eğer davranışlarınız sürekli ödül ve cezayla şekillendirildiyse, yetişkinlikte de kendinize aynı sistemi uygulamaya devam edebilirsiniz.

Unutmayın…

Gerçek disiplin, kendinizi korkutarak değil; kendinizi anlayarak ve sürdürülebilir alışkanlıklar oluşturarak gelişir. Kendine şefkat, disiplinsizliğin zıttı değil; sağlıklı disiplinin temelidir.💫💫💫
💌Sessiz büyüyen çocuk, çoğu zaman uslu sanılır. O 💌Sessiz büyüyen çocuk, çoğu zaman uslu sanılır.

Oysa o sessizlik; anlaşılmamanın, duygularını içinde tutmanın ve yük olmamayı öğrenmenin sessizliğidir.

Yıllar sonra o çocuk büyür…
“Hayır” demekte zorlanır, herkesi mutlu etmeye çalışır, duygularını bastırır ve kendi ihtiyaçlarını en sona koyar.

Çünkü çocuklukta öğrenilen sessizlik, yetişkinlikte de konuşmaya devam eder.

İyi haber şu ki; fark edilen her sessizlik, iyileşmenin ilk adımı olabilir.💫💫💫
💌Manipüle edildiğini gösteren cümleler… “Bunu kaf 💌Manipüle edildiğini gösteren cümleler…

“Bunu kafanda büyütüyorsun.”
“Sen çok hassassın.”
“Ben öyle demedim.”
“Her şey senin yüzünden oldu.”
“Beni gerçekten sevseydin bunu yapardın.”

Bu cümleler tek başına manipülasyon anlamına gelmez.

Ama bu sözler tekrar tekrar söyleniyor, kendinden şüphe etmene, sürekli suçlu hissetmene ve sonunda kendi hislerine güvenememene neden oluyorsa…

Sorun sen olmayabilirsin.

Manipülasyon; seni susturan değil, zamanla kendi sesini duyamaz hâle getiren bir iletişim biçimidir.💫💫💫
💌“Seanslarda en sık karşılaştığım cümle şu: ‘Kafam 💌“Seanslarda en sık karşılaştığım cümle şu:
‘Kafamın içini susturamıyorum…’

Dikkat edin…

Kimse bana “Çok düşünüyorum.” demiyor.

İnsanlar, “Düşüncelerim beni susturmuyor.” diyor.

Çünkü sorun düşünmek değil.

Sorun; aynı ihtimalleri defalarca zihinde yaşamak, henüz olmamış olaylara hazırlanmak, geçmişi tekrar tekrar yargılamak ve en sonunda zihnin hiç dinlenememesi.

Beyin çözüm üretmek ister.

Ama kontrol edemediği şeyleri çözmeye çalıştığında, çözüm yerine yorgunluk üretir.

Bu yüzden bazen ihtiyacımız olan şey, daha fazla düşünmek değil; düşüncelerimize her geldiğinde inanmayı bırakmayı öğrenmektir.

Zihninizin söylediği her şey gerçek değildir. Ama siz her düşünceyi gerçek kabul ettiğinizde, zihniniz hiç susmaz.💫💫💫
💌Kaygı yükseldiğinde zihnimiz geçmişteki pişmanlık 💌Kaygı yükseldiğinde zihnimiz geçmişteki pişmanlıklarla ya da gelecekteki korkularla dolup taşar. İşte tam o anda 5-4-3-2-1 egzersizi bizi yeniden “şimdi”ye davet eder.

5 şey gör,
4 şeye dokun,
3 ses duy,
2 koku fark et,
1 tat hisset.

Bu kadar basit.

Çünkü bazen ihtiyacımız olan şey, sorunları çözmek değil; zihnimizin yarattığı fırtınadan çıkıp bulunduğumuz ana geri dönebilmektir.

Unutmayın; kaygı gelecekte yaşar, huzur ise şu anda.💫💫💫
Daha dün elimi sımsıkı tutan küçük bir çocuktu san Daha dün elimi sımsıkı tutan küçük bir çocuktu sanki…

Bugün mezun oldu.

Onunla birlikte büyüdüm, onunla birlikte öğrendim. Düşüşlerine üzüldüm, başarılarıyla gururlandım. Her sınavında, her kaygısında, her hayalinde sessizce yanında olmaya çalıştım.

Şimdi yeni bir yolun başındasın oğlum. Hayat sana her zaman kolay davranmayacak belki ama senin kalbine, emeğine ve gücüne güveniyorum.

Mezuniyetin sadece bir okulun sonu değil; emeklerinin, sabrının ve hayallerinin bir kutlaması.

Senin annen olmak hayatımın en güzel unvanı.

Yolun açık, şansın bol olsun canım oğlum. Seni tarif edemeyeceğim kadar çok seviyorum. ❤️
🎈Bazı şehirler görülür, bazı şehirler hissedilir… 🎈Bazı şehirler görülür, bazı şehirler hissedilir…

Endülüs benim için sadece bir gezi olmadı; taş sokaklarında tarihin fısıltılarını, saraylarında medeniyetlerin izlerini, gün batımlarında ise zamanın yavaşladığını hissettiğim bir yolculuk oldu.

Cordoba’nın zarafeti, Sevilla’nın coşkusu, Granada’nın hüznü ve Elhamra’nın duvarlarına işlenmiş asırlık dualar…

Bazen bir şehirden ayrılırken valizinize hiçbir şey koymazsınız ama kalbiniz hiç olmadığı kadar dolu olur. Endülüs’ten geriye kalan tam da bu: unutulmayacak manzaralar, derin hisler ve ruhuma iyi gelen hatıralar.

Hoşça kal Endülüs… Bir gün yeniden görüşmek üzere.💫💫💫
Bu konuyla alakalı çok fazla soru almakla birlikte Bu konuyla alakalı çok fazla soru almakla birlikte doğruluğu ve sebebinin net olarak bilinmediği ve sadece bir haber olduğunu belirtmek isterim. Ancak doğru olsun ya da olmasın, bu haberlerin bize hatırlattığı acı bir gerçek var:

Bir çocuğun, bir gencin değeri; yaptığı netlerle, aldığı puanla ya da kazandığı okulla ölçülemez.

Bir sınav sonucu hayalleri erteleyebilir ama bir insanın değerini asla belirleyemez. Ne yazık ki bazen gençler başarısız olmaktan değil, başarısız olduklarında sevilmeyeceklerini düşünmekten korkuyorlar.

Çocuklarımızın en çok duymaya ihtiyaç duyduğu şey şudur:
“Sonuç ne olursa olsun, sen benim için değerlisin.”

Sınavlar hayatın sadece küçük bir bölümüdür. Bir sonuç değişir, bir yıl yeniden planlanır, yeni yollar bulunur. Ama kaybedilen bir hayatın telafisi yoktur.

Bu yüzden bugün puanları değil, çocuklarımızın yükünü konuşalım.
Başarıyı değil, iyi oluşu konuşalım.
Çünkü bazen bir gencin ihtiyacı olan şey daha fazla ders değil, biraz daha anlaşılmaktır.
💌Hayır diyemeyen insanlar genellikle kötü olduklar 💌Hayır diyemeyen insanlar genellikle kötü oldukları için değil, fazla düşündükleri için yorulurlar.

Kimse kırılmasın,
kimse üzülmesin,
kimse onları yanlış anlamasın isterler.

Bu yüzden istemedikleri şeylere “evet” der, kendi ihtiyaçlarını erteler, kendi sınırlarını görmezden gelirler.

Ama zamanla fark etmedikleri bir şey olur:

Başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendilerinden uzaklaşırlar.

İçlerinde biriken kırgınlıkların çoğu, başkalarının yaptıklarından değil; söyleyemedikleri “hayır”lardan oluşur.

Oysa hayır demek sevgisizlik değildir.
Hayır demek, kendini de en az başkaları kadar önemseyebilmektir.

Çünkü sınır koyamadığınız yerde fedakârlık büyümez;
yorgunluk, öfke ve tükenmişlik büyür.

Bazen kendinize verebileceğiniz en büyük değer,
suçluluk hissetmeden söylediğiniz tek bir kelimedir:

“Hayır.”💫💫💫
Narsistik bir ebeveynin çocuğu olmak, başarılarınl Narsistik bir ebeveynin çocuğu olmak, başarılarınla sevilip hatalarınla değersiz hissetmek demektir.

LGS’de yaptığı 5 yanlış yüzünden zorbalanan o çocuk, aslında yanlışlarından dolayı değil; ebeveyninin kendi mükemmellik ihtiyacını karşılayamadığı için cezalandırıldı.

Çünkü narsistik ebeveynler bazen çocuğu bir birey olarak değil, kendi başarılarının yansıması olarak görürler.

Oysa bir çocuk; gurur duyulacak bir proje değil, koşulsuz sevgiye ihtiyaç duyan bir insandır.

Ve bazı çocuklar sınav sonucunu değil, o gün kendilerine hissettirilen değersizliği yıllarca taşırlar.
💌Bazı insanlar vardır… Herkes onları güçlü sanır. 💌Bazı insanlar vardır…

Herkes onları güçlü sanır.
Çünkü hep ayaktadırlar.
Hep çözüm üretirler.
Hep başkalarının yükünü taşırlar.

Ama kimse gece sessizlik çöktüğünde verdikleri mücadeleyi görmez.

Güçlü görünmek, iyi olmak değildir.
Bazen sadece yorulduğunu kimseye belli edememektir.

İnsan bazen en çok gülümserken tükenir,
en çok “iyiyim” derken yardım bekler,
en çok başkalarını ayakta tutarken kendi içinde yıkılır.

Çünkü dışarıdan görünen güç,
içeride yaşanan yorgunluğu her zaman anlatmaz.

Ve bazen en güçlü görünen insanların da
“Ben de yoruldum.” demeye ihtiyacı vardır.💫💫💫
Instagram'da takip et

Bahçeşehir 1. Kısım Mh. Ardıç Cd. No: 94
Başakşehir / İstanbul

+90 531 774 69 12
info@psikologzehrabekmezci.com

Bahçeşehir 1. Kısım Mh. Ardıç Cd. No: 94 Başakşehir / İstanbul

+90 531 774 69 12
info@psikologzehrabekmezci.com

Web Design: LF Dijital

Bahçeşehir Kaygı ve Stres Yönetimi    Bahçeşehir Psikolog      Bahçeşehir Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT)  Bahçeşehir Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT)

WhatsApp us