• Anasayfa
  • Hakkımda
  • Terapi ve Danışmanlık Alanları
  • Sosyal İlham
  • Blog
  • Danışan Bilgilendirme Metni
    • Bahçeşehir Kaygı ve Stres Yönetimi
    • Bahçeşehir Psikolog
    • Bahçeşehir Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT)
    • Bahçeşehir Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT)
    • Bahçeşehir Travma Terapisi
    • Bahçeşehir Ergen ve Yetişkin Psikolojisi
  • İletişim

uzmanpsikologzehrabekmezci

💬 Yetişkin bireylerin, ergenlerin ve ailelerin kendilerini daha iyi anlamalarına destek oluyor; bu yolculukta onlara rehberlik ediyorum.
05317746912

💌Ruminasyon, zihnin aynı sahneyi defalarca oynatma 💌Ruminasyon, zihnin aynı sahneyi defalarca oynatmasıdır.
Sanki çözüm arıyormuş gibi görünür; ama aslında aynı acıyı yeniden üretir.

“Keşke”, “Neden böyle oldu?”, “Ya yine olursa?”
Bu sorular ilerletmez; sadece bugünü geçmişe zincirler.

Düşünmek iyileştirir.
Ama aynı düşünceye saplanmak, yarayı kaşımaktır.

Bazen iyileşmek; cevabı bulmak değil,
o soruyu bırakabilmektir.💫💫💫
Sosyal sorumluluk bilinci ile bir araya geldiğimiz Sosyal sorumluluk bilinci ile bir araya geldiğimiz panelimizde sevgili @diyetisyenaycanozkurt hocamızla “Okul çağındaki çocuklarda dengeli ve yeterli beslenme ve beslenme çantası planlama” ile “ Evde huzurun anahtarı: Aile içi iletişim ve çocukların duygusal gelişimi” konularını ele aldık. 

Topluma dokunan her adımın bir umut taşıdığına inanıyor, daha bilinçli ve güçlü yarınlar için üretmeye devam ediyoruz. Katılım sağlayan ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederiz.🌸🌸🌸
💌“Sen zaten böylesin…” dediğimizde karşımızdakini 💌“Sen zaten böylesin…” dediğimizde karşımızdakini savunmaya çağırırız.
“Ben böyle hissediyorum…” dediğimizde ise kendimizi açarız.

Sen dili suçlar, etiketler, duvar örer.
Ben dili sorumluluk alır, duyguyu sahiplenir, köprü kurar.

İletişimde asıl güç haklı olmakta değil, anlaşılmakta saklıdır.
Ve anlaşılmanın yolu, karşındakini yargılamadan kendini ifade edebilmekten geçer.

Çünkü “sen” dediğinde savaş başlar,
“ben” dediğinde bağ kurulur.💫💫💫
MEV Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık olarak, Topkap MEV Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık olarak, Topkapı Okulları ile kurumsal iş birliğimizi başlatmış bulunuyoruz.

Bu kapsamda; öğrencilerin psikolojik sağlamlığını destekleyen, öğretmen ve velilere yönelik güçlendirici çalışmalar planlıyor; okul ekosisteminde iyi oluşu merkeze alan sürdürülebilir projeler yürütmeyi hedefliyoruz.

Bu değerli sürece katkıları ve iş birliğine açık yaklaşımları için
Topkapı Okulları Genel Müdürü Fırat  Şuekinci ve
Genel Müdür Yardımcısı Eray Seker’e teşekkür ederiz.

Her iki kurum için de verimli, nitelikli ve uzun soluklu bir süreç olmasını diliyoruz.
💌Ertelemek çoğu zaman tembellik değil, beynin bir 💌Ertelemek çoğu zaman tembellik değil, beynin bir koruma ihtiyacıdır.

Beyin belirsizlikten, başarısızlıktan ya da eleştirilmekten hoşlanmaz. Tehdit algıladığında seni harekete geçirmek yerine güvende tutmayı seçer. Çünkü onun önceliği başarı değil, hayatta kalmaktır.

Erteleme;
“Yeterince hazır değilim.”
“Ya başaramazsam?”
“Ya eleştirilirsem?”
kaygılarının sessiz bir tercümesidir.

Bazen beynin dinlenmeye, bazen netliğe, bazen de mükemmel olmama iznine ihtiyaç duyar.

Erteleme davranışına kızmadan önce şunu sor:
Şu an gerçekten neye ihtiyacım var — cesarete mi, şefkate mi, yoksa biraz molaya mı?💫💫💫
Sevgililer günü… bizim ailede sevgi günü olarak ku Sevgililer günü… bizim ailede sevgi günü olarak kutlandı😇

Sevgi Günü, sadece romantik ilişkilerin değil; kalpten kurulan tüm bağların günüdür.

Sevgi; bir çocuğun gözünde güven, bir dostun omzunda huzur, bir annenin sesinde şefkattir. Psikolojik olarak sevildiğini hissetmek, insanın özdeğerini besler, kaygısını azaltır ve dünyaya daha güvenle bakmasını sağlar. Çünkü insan, en çok sevildiği yerde güçlenir.

Bugün birine çiçek almak kadar, birini gerçekten dinlemek de sevgidir. Bir mesaj, bir sarılma, bir “iyi ki varsın” cümlesi bazen en derin yaraları bile onarır.

Sevgi çoğaldıkça eksilmez; paylaştıkça büyür.
Ve en güzel sevgi, insanın hem başkasına hem kendine gösterebildiği sevgidir. 💛

Sevgi gününüz kutlu olsun efendim 🌸🌸🌸
💌Akran zorbalığı çoğu zaman “çocuklar arasında olu 💌Akran zorbalığı çoğu zaman “çocuklar arasında olur geçer” denilerek küçümsenir. Oysa bazı çocuklar için bu deneyim, yalnızca bir an değil; özgüveni zedeleyen, kendilik algısını yaralayan uzun bir iz bırakır.

Sevgili anne babalar,
Zorbalık yaşayan bir çocuk önce kelimelerini değil, duygularını kaybeder. Anlatamaz, çünkü “abarttığının” söyleneceğinden korkar. Susar, çünkü yük olmak istemez. Bu yüzden ilk ve en güçlü koruyucu, çocuğunuzun yanında olduğunuzu hissetmesidir.

Çocuğunuzu dinlerken hemen çözüm aramayın.
“Git sen de karşılık ver” ya da “takma kafana” demek, iyi niyetli olsa bile çocuğun yaşadığı acıyı görünmez kılar. Onun yerine,
“Bunu yaşamak çok zor olmalı” demek, çocuğunuzun yalnız olmadığını hissetmesini sağlar.

Zorbalık bir karakter meselesi değil, bir ilişki ve güç problemidir.
Çocuğunuzun güçlü ya da zayıf olmasıyla ilgili değildir. Bu yüzden onu “daha dayanıklı olmaya” zorlamak yerine, kendini güvende hissedeceği bağlar kurmasına destek olun.

Unutmayın, zorbalıkla mücadelede en önemli adım erken fark etmektir.
Ani içe kapanma, okula gitmek istememe, uyku ve iştah değişiklikleri, beden şikâyetleri… Bunlar çoğu zaman çocuğun “yardım çığlığıdır”.

Ve belki de en önemlisi:
Çocuğunuza şunu hissettirin:
“Başına ne gelirse gelsin, bunu benimle paylaşabilirsin. Seni korumak benim sorumluluğum.”

Çünkü zorbalık, bir çocuğun yalnız başına taşıyabileceği bir yük değildir.
Ancak birlikte taşıdığınızda iyileşme gerçekleşir. 💫💫💫
Kız çocuklarının ilk kahramanı babalarıdır. Benim Kız çocuklarının ilk kahramanı babalarıdır. Benim babam ise yalnızca kahramanım değil, aynı zamanda en büyük ilham kaynağım oldu. Yaptığı her işi en iyi şekilde yapma azmini, kararlılığını ve insanlara duyduğu sevgiyi ondan öğrendim.

Bugün de bu anlamlı başarısını kutlamak için çalışma arkadaşlarımla birlikte ziyaretine gittik.

MEV Psikoloji ve Danışmanlık ailesi olarak, İOSB Başkan Vekili seçilen sevgili babam Kazım Özeren’e hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Ziyaretimizde sadece tebriklerimizi iletmekle kalmadık; topluma nasıl daha fazla katkı sağlayabileceğimizi ve sanayi bölgesindeki emekçilere nasıl destek olabileceğimizi de konuştuk.

Kendisiyle gurur duyuyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.💐💐💐
💌Gerçek bağ; birbirimizi etkilemeye çalışmayı bıra 💌Gerçek bağ; birbirimizi etkilemeye çalışmayı bıraktığımız yerde başlar.
Güçlü görünme çabası azaldığında, kelimeler kadar sessizlik de paylaşılabildiğinde…

İnsanın kendini sansürlemeden anlatabildiği, “bunu söylersem gider mi?” korkusunun yerini “bunu söylersem daha gerçek olurum” hissinin aldığı anlarda kurulur bağ.
Orada maskeler düşer, roller çözülür, yaralar utanılacak şeyler olmaktan çıkar.

Gerçek bağ; anlaşılmak kadar, yanlış anlaşılma riskini göze alabilmektir.
Ve belki de en çok, olduğumuz haliyle kalmaya izin verildiğimizde derinleşir.💫💫💫
Duygu ve düşüncelere dair güzel bir çalışma💫 Taraf Duygu ve düşüncelere dair güzel bir çalışma💫
Tarafını seç🙌🏻
Aynı hayat,Farklı beceriler…

🧶 Duyguları isimlendirmek ↔ onları görmezden gelmek
📝 Düşünceleri dışa dökmek ↔ kafanın içinde taşımak
🧱 Harekete geçmek ↔ motivasyonun gelmesini beklemek
🥎 Duygulara izin vermek ↔ onları bastırmak
🪣 Kapasite yaratmak ↔ taşmak
⚪️ Geriye çekilip büyük resme bakmak ↔ tek bir şeye takılı kalmak
🎈 Duyguları erken düzenlemek ↔ birikmesini yok saymak
🏖 Değerlerle ilerlemek ↔ gürültüye tepki vermek
💵 Enerjiyi bütçelemek ↔ kontrol etmeden harcamak
🧽 Stresi sıkıp bırakmak ↔ içine çekip bırakmamak
☔️ Sınırlar koymak ↔ her şeyi üzerine almak

Stresin kendisi değişmez.
Değişen, onu taşıyabilme kapasitedir.

Bunlar becerilerdir.
Ve beceriler pratikle gelişir. 🎥 Original video by @the.pocket.psychologist 
📝 English subtitles by me
💌Yalnızlık, tek başına olmaktan çok bağ kuramama h 💌Yalnızlık, tek başına olmaktan çok bağ kuramama hissidir.
İnsan görülmediğini, duyulmadığını düşündüğünde kalabalıklar bile ıssızlaşır.
Uzun sürdüğünde benlik algısını zedeler, “değerli miyim?” sorusunu sessizce büyütür.
Ama fark edildiğinde, yalnızlık bir sinyal olur:
İnsanın başkalarıyla değil, önce kendisiyle temas kurmaya ihtiyacı olduğunun sinyali.💫💫💫
💌Birkaç ay öncesinden… Uzun süre ayrılamamıştım bu 💌Birkaç ay öncesinden… Uzun süre ayrılamamıştım buradan. Zamanın donduğu yer gibi gelmişti bana ve büyüsünden kurtulmak zaman aldı. Zamanın donduğu yer, bir anın artık akıp gitmediği yerdir.
Nefesin fark edildiği, kalbin kendini duyurabildiği o ince aralık…
Orada geçmiş acele etmez, gelecek kapıyı çalmaz.
Sadece şimdi vardır.

İnsan bazen tam da orada kendine rastlar.
Kaçtığı duygular durur, susturdukları konuşur.
Gözlerin bir şeye değil, bir şeye anlam vermeye bakar.

Zamanın donduğu yerde hız değil derinlik kazanırız.
Kaybettiğimizi sandığımız şeylerin aslında içimizde sessizce beklediğini fark ederiz.
Ve o an anlarız:
İyileşme, zamanın geçmesiyle değil…
Zamanın bir anlığına durmasına izin verdiğimizde başlar. 💫💫💫
💌Çocuklara her cevabı vermek onları korur gibi gör 💌Çocuklara her cevabı vermek onları korur gibi görünür; oysa soru sormaya alan açmak onları büyütür.
Problem çözme becerisi, çocuğun “yapabilirim” duygusunu; bağımsız düşünebilme ise “kendime güvenebilirim” inancını besler.💫💫💫
Bir çocuk denediğinde, yanıldığında ve yeniden düşündüğünde zihni güçlenir.
Biz yetişkinlerin görevi yolu göstermek değil, yolda düşünmesine eşlik etmektir.
Çünkü düşünen çocuk, sadece sorun çözmez; hayatını da inşa eder.
💌Başkalarında bizi en çok rahatsız eden şey, çoğu 💌Başkalarında bizi en çok rahatsız eden şey, çoğu zaman kendimizle temas etmekten kaçtığımız yerdir.
Bir özellik göze batıyorsa, sadece karşıdakine ait değildir; içimizde bastırılmış, görülmeyi bekleyen bir parçaya da dokunur.
Jung’un dediği gibi, inkâr ettiğimiz yanlarımız gölgede kalmaz; başkalarının yüzünde karşımıza çıkar.
Orada durup bakabilirsek, öfke bir ipucuna, rahatsızlık bir davete dönüşür.
Çünkü insan en çok başkasında gördüğü yerden kendine yaklaşır.💫💫💫
💌Bazen beden konuşur; çünkü duygular kelime bulama 💌Bazen beden konuşur; çünkü duygular kelime bulamaz.
Somatizasyon, yaşanıp ifade edilemeyen duyguların bedende ağrı, yorgunluk ya da sıkışma olarak ortaya çıkmasıdır.
Geçmeyen bir baş ağrısı, nedeni bulunamayan bir mide sancısı…
Belki de beden, “Beni de dinle” diyordur.
İyileşme, sadece bedeni değil, bastırılan duyguları da fark etmeye başladığımızda mümkün olur.💫💫💫
Harika bir atölyeyi geride bıraktık. Sessizlik içi Harika bir atölyeyi geride bıraktık. Sessizlik içinde duygularımızı aktardık. Seramik hocamız @mubegg katkılarından dolayı teşekkür ederiz.🍀Ortaya şahane sonuçlar çıktı. Bir sonraki atölyemizde görüşmek dileğiyle🌸🌸🌸
💌“Elinde olmadan kapını çalan her duygu, her düşün 💌“Elinde olmadan kapını çalan her duygu, her düşünce bir misafirdir.
Onu kovma; çünkü gelen her misafir, sana kendinle ilgili bir haber getirir.” Bu söz bize şunu fısıldar: İçimize gelen hiçbir duygu tesadüf değildir. Acı da, korku da, neşe de kapımızı çalan birer misafirdir. Kimi sessizce oturur, kimi ortalığı dağıtır… Ama her biri görülmek ister.

Onları kovdukça yalnızlaşırız; kabul ettikçe yumuşarız. Çünkü insan, ancak içinden geçenlere yer açabildiğinde iyileşmeye başlar. Misafirhane kalbimizdir; gelen her duygu, bize kendimizden bir parça bırakıp gider. 💫💫💫
Sanat terapi temelli kil atölyemize bekleriz…💫💫💫 Sanat terapi temelli kil atölyemize bekleriz…💫💫💫
💌Seçimlerimiz sandığımızdan daha çok şeyin ortak ü 💌Seçimlerimiz sandığımızdan daha çok şeyin ortak ürünüdür. Geçmiş deneyimlerimiz, çocukluktan getirdiğimiz öğrenmeler ve bize öğretilen “doğru–yanlış” kalıpları çoğu zaman bilinçdışında devreye girer. O anki duygusal durumumuz, korkularımız ve ihtiyaçlarımız seçeneklere nasıl baktığımızı şekillendirir. İç sesimiz “risk alma” ya da “güvende kal” diye fısıldarken, çevremizin beklentileri de üzerimizde görünmez bir baskı oluşturabilir.

Farkındalık geliştikçe, otomatik tepkilerimizin arkasındaki bu etkileri görmeye başlarız. Ve işte o zaman seçimlerimiz, sadece alışkanlıklarımızın değil, gerçekten olmak istediğimiz kişinin bir yansımasına dönüşür.💫💫💫
Tüm işleri bitirmiş ikindi kahvemi yudumlarken, bi Tüm işleri bitirmiş ikindi kahvemi yudumlarken, biraz son sayfaları kalmış kitabımı bitirip dinleneyim dedim. Tabii birazda 2025 benim için nasıl geçti onuda gözlemleme düşünme zamanım oldu. Acısıyla tatlısıyla, mucizeleriyle ve başarılarıyla dolu bir seneyi geride bırakıyoruz. Kimine göre güzel bir seneydi, kimi ise biran önce 2026 ya girmek istiyor. Umut etmekten, yeni yıla dair güzel hayaller kurmaktan hiç vazgeçmiyor insanoğlu :) Benimde kendime göre umutlarım, hayallerim, beklentilerim var elbette. Umarım herkes için hayallerinin gerçekleştiği, umutlarını yitirmediği bir sene olur. Benden sizlere mutlu, sağlıklı ve huzur dolu seneler 🙋🏻‍♀️✨🌈💐
Instagram'da takip et

Bahçeşehir 1. Kısım Mh. Ardıç Cd. No: 94
Başakşehir / İstanbul

+90 531 774 69 12
info@psikologzehrabekmezci.com

Bahçeşehir 1. Kısım Mh. Ardıç Cd. No: 94 Başakşehir / İstanbul

+90 531 774 69 12
info@psikologzehrabekmezci.com

Web Design: LF Dijital

Bahçeşehir Kaygı ve Stres Yönetimi    Bahçeşehir Psikolog      Bahçeşehir Kabul ve Adanmışlık Terapisi (ACT)  Bahçeşehir Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT)

WhatsApp us